Bu yazıda İngiltere gezilecek yerler arasında bulunan Blackpool hakkında bilgiler vereceğim. Manchester’a gittiğimde İngiltere gezilecek yerler arasında nereye gidebilirim diye araştırırken, Manchesterda yaşayan arkadaşım Blackpool adında okyanus kenarında bir şehir olduğunu söyledi. Bana da okyanus kenarı diye duyunca ilginç geldi görmek istedim ve böylece Blackpool gezisi başlamış oldu.
Manchestera 80 kilometre mesafede olan Blackpoola arabayla 45 dakikada gittik. Blackpool gezisi sırasında Blackpool sahiline gelince hayatımda daha önce hiç karşılaşmadığım bir manzarayla karşılaştım. dolayı okyanus kıyıdan 300 metre kadar çekilmişti. Ben İngilterede gel git olayının çok yaşandığını duymuştum. Ancak bu kadar çok olabileceğini hiç düşünmemiştim. Daha sonra Blackpool da yaşayan insanlara sorduğumuzda gel git olayının orada yaşanmasının olağan bir durum olduğunu söylediler. Ama bu kadar çok olmasına alışık olmadıklarını söylediler. Bu şaşkınlıktan sonra Blackpool’u gezmeye başladık. Blackpool ufak bir sahil kasabası. Her yerde pansiyonlar ve butik oteller var. Çok geniş ve uzun bir plaja sahip. Ben İngiltere de denize girilebilecek bir havaya hiç bir zaman rastlamadım.
Blackpool gezilecek yerler diye bir liste yaparsak bu liste çok kısa olur. Şehir tipik bir tatil beldesi. Ancak şehrin en popüler noktası çok uzaklardan dahi görülebilen Paristeki Eiffel Kulesine benzerliği hemen dikkat çeken Blackpool Tower’dır. Blackpool kulesine çıkmak için girişte 15 pound ücret ödüyoruz. Biz sadece kulenin en üstüne çıkacağımızı düşünürken içeride bir kule turunun bizi beklediğini sonradan farkediyoruz. Kuleden içeri girer girmez bir fotoğrafçı bizi durduruyor. Yeşil bir arkaplanın önünde bir kaç tane fotoğrafımızı çekiyor. Kuleden çıkarken aldığımız bu fotoğrafta biz uçan bir uçağın kanatları üzerinde ayakta durur şekilde kendimizi görüyoruz. Fotoğraf çekimi bittikten sonra biraz ileride duran görevlinin peşine takılıyoruz. Bizi sinema salonu gibi bir yere götürüyor. Salonda yaklaşık olarak 15 kişiyiz ve dev ekranda kulenin yapılışıyla ilgili görüntüler izlemeye başlıyoruz. Görüntülerde Blackpool Tower yapılırken kar yağıyor, bir anda üstümüze karlar yağmaya başlıyor. Her yer bembeyaz oluyor. Kulede çalışan bir işçi düşecek gibi oluyor, biz de o anda durduğumuz yerde sallanmaya başlıyoruz. Bu kaç boyutlu olduğunu bilmediğim gösteri yaklaşık 10 dakika sürüyor.
Bu gösterilerin ardından Blackpool kulesinin en üstüne çıkacağımız asansöre biniyoruz, bir görevli eşliğinde kulenin en üstüne çıkıyoruz. Bir tarafta bütün şehrin ayaklarımız altında olduğu, diğer taraftada alabildiğine bir okyanus manzarasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Oldukça etkileyici bu manzara karşısında orada bulunan herkes fotoğraf çekilmeye başlıyor. Burada birde daha önce televizyonda izlediğim Chicagodaki bir gökdelende olan şeyin aynısıyla karşılaşıyorum. Kulenin en üstünde kenarlara doğru gittiğinizde altınızda camla kaplanmış bir alan oluyor. Siz yerden 500 metre yükseklikte bu alanın üzerinde duruyorsunuz. Herkes önce biraz tereddüt ediyor daha sonra altında hiç bir şey olmayan bu camın üstüne çıkarak fotoğraf çektiriyor. Blackpool Tower’dan iniyoruz. Şehrin içinde kısa bir süre dolaştıktan sonra Blackpool gezisi son buluyor. İngiltere gezilecek yerler arasında görülmesi gereken bir yer olan Blackpool’dan tekrar arabamıza binip 1 saat içinde Manchester şehir merkezine dönüyoruz.
İngiltere gezilecek yerler arasında en popüler yer olan Londra bilgilerine, Londra gezi rehberi bölümünden, İngiltere gezilecek yerler arasında yine ismi Londradan sonra en çok bilinen şehir olan Manchester ile ilgili bilgilere de Manchester gezi rehberinden ulaşabilirsiniz.
İncele !
Manchestera 80 kilometre mesafede olan Blackpoola arabayla 45 dakikada gittik. Blackpool gezisi sırasında Blackpool sahiline gelince hayatımda daha önce hiç karşılaşmadığım bir manzarayla karşılaştım. dolayı okyanus kıyıdan 300 metre kadar çekilmişti. Ben İngilterede gel git olayının çok yaşandığını duymuştum. Ancak bu kadar çok olabileceğini hiç düşünmemiştim. Daha sonra Blackpool da yaşayan insanlara sorduğumuzda gel git olayının orada yaşanmasının olağan bir durum olduğunu söylediler. Ama bu kadar çok olmasına alışık olmadıklarını söylediler. Bu şaşkınlıktan sonra Blackpool’u gezmeye başladık. Blackpool ufak bir sahil kasabası. Her yerde pansiyonlar ve butik oteller var. Çok geniş ve uzun bir plaja sahip. Ben İngiltere de denize girilebilecek bir havaya hiç bir zaman rastlamadım.
Blackpool gezilecek yerler diye bir liste yaparsak bu liste çok kısa olur. Şehir tipik bir tatil beldesi. Ancak şehrin en popüler noktası çok uzaklardan dahi görülebilen Paristeki Eiffel Kulesine benzerliği hemen dikkat çeken Blackpool Tower’dır. Blackpool kulesine çıkmak için girişte 15 pound ücret ödüyoruz. Biz sadece kulenin en üstüne çıkacağımızı düşünürken içeride bir kule turunun bizi beklediğini sonradan farkediyoruz. Kuleden içeri girer girmez bir fotoğrafçı bizi durduruyor. Yeşil bir arkaplanın önünde bir kaç tane fotoğrafımızı çekiyor. Kuleden çıkarken aldığımız bu fotoğrafta biz uçan bir uçağın kanatları üzerinde ayakta durur şekilde kendimizi görüyoruz. Fotoğraf çekimi bittikten sonra biraz ileride duran görevlinin peşine takılıyoruz. Bizi sinema salonu gibi bir yere götürüyor. Salonda yaklaşık olarak 15 kişiyiz ve dev ekranda kulenin yapılışıyla ilgili görüntüler izlemeye başlıyoruz. Görüntülerde Blackpool Tower yapılırken kar yağıyor, bir anda üstümüze karlar yağmaya başlıyor. Her yer bembeyaz oluyor. Kulede çalışan bir işçi düşecek gibi oluyor, biz de o anda durduğumuz yerde sallanmaya başlıyoruz. Bu kaç boyutlu olduğunu bilmediğim gösteri yaklaşık 10 dakika sürüyor.
Bu gösterilerin ardından Blackpool kulesinin en üstüne çıkacağımız asansöre biniyoruz, bir görevli eşliğinde kulenin en üstüne çıkıyoruz. Bir tarafta bütün şehrin ayaklarımız altında olduğu, diğer taraftada alabildiğine bir okyanus manzarasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Oldukça etkileyici bu manzara karşısında orada bulunan herkes fotoğraf çekilmeye başlıyor. Burada birde daha önce televizyonda izlediğim Chicagodaki bir gökdelende olan şeyin aynısıyla karşılaşıyorum. Kulenin en üstünde kenarlara doğru gittiğinizde altınızda camla kaplanmış bir alan oluyor. Siz yerden 500 metre yükseklikte bu alanın üzerinde duruyorsunuz. Herkes önce biraz tereddüt ediyor daha sonra altında hiç bir şey olmayan bu camın üstüne çıkarak fotoğraf çektiriyor. Blackpool Tower’dan iniyoruz. Şehrin içinde kısa bir süre dolaştıktan sonra Blackpool gezisi son buluyor. İngiltere gezilecek yerler arasında görülmesi gereken bir yer olan Blackpool’dan tekrar arabamıza binip 1 saat içinde Manchester şehir merkezine dönüyoruz.
İngiltere gezilecek yerler arasında en popüler yer olan Londra bilgilerine, Londra gezi rehberi bölümünden, İngiltere gezilecek yerler arasında yine ismi Londradan sonra en çok bilinen şehir olan Manchester ile ilgili bilgilere de Manchester gezi rehberinden ulaşabilirsiniz.
Facebook
Twitter
RSS

