Tatilimden önce Muğla’ nın hatta Fethiye’ nin bu kadar büyük olduğunu bilmiyordum. Çok sayıda köy, belde ve ada var. Her biri ayrı güzelliğe sahip. Bu yerleri bir tatilde görmek için ya hususi arabınızla yola çıkacaksınız ya da Likya turlarına katılacaksınız. Ben de Mini Likya turumda Ölüdeniz’ e hayran kalmıştım. Fakat turumuz buraya kısa zaman ayırdığı için bir daha gelme gereği duydum. Ölüdeniz Fethiye’ ye 8 km, Dalaman Havaalanı’na 33 km uzaktadır. Resimlerden de tanıdığımız muhteşem deniz ve sahil Ölüdeniz Milli Tabiat Parkı diye geçmektedir.
Ölüdeniz doğa harikasıdır. Dalgasız deniz gün içinde bulanıklaşır. Ama her güne başlangıçta tekrardan kusursuz bir hal alır. Her gün yeni doğan bebek gibidir. Ölüdeniz’ de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları akıntıya sebep olur. Çok tuzlu olan denizde bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı devamlı bir sirkülasyon olur. Bunlara ek, gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Tüm bunlar denizin her sabah resimlerdeki muhteşem güzelliğe dönmesini sağlar.
Tesislerde duş kullanımı, wc ve giyinme kabinleri ücretsiz. Plajı ikiye ayırmak mümkün. Göl halini almış iç taraf yani lagün tarafı ve su sporlarının yapıldığı açık taraf. Özellikle lagün kısmında deniz suyu çok sıcak. Su oldukça sığ. Deniz bisikletiyle iç kısmın karşı tarafına ulaşmak çok eğlenceli. Biraz yorucu ama oradaki iki oteli görmeye değer. Yine de şunu söylemek gerekli, o bölgedeki deniz lagün kadar temiz gözükmüyor. Tuzdan dolayı gözlerde yanma olacağı için deniz gözlüğü almakta fayda var.
Dışarıdan parka yiyecek-içecek sokmak serbest. Özellikle arabanız varsa şezlong ve mini dolabınızı alın ve kendinizi muhteşem manzaraya bırakın. Dinlenin, kanoyla bir tur atın, dinlenin, soğuk bir şeyler için… Yaz aylarında hava o kadar sıcak ki sadece dinlenmenize rağmen güneşin bayıltıcı etkisiyle kendinizi otelinize yarın baygın bir halde ulaşmış olarak bulursunuz.
Facebook
Twitter
RSS

